TEŞEKKÜR
Yeniceliler, konukseverliği ile bilinir. Dışarıdan
gelenlere karşı değildir sadece konukseverlik. Köyde görev yapan öğretmenleri -sadece
öğretmen olarak değil- aynı zamanda Köylerine gelen konuklar olarak
değerlendirirler. Onlara, her zaman saygı ve sevgi gösterirler. Hatırları
sayılır, asla saygıda kusur edilmez.
Yeniceliler, öğretmenleri evlere yemeğe
de davet eder zaman zaman. Davet edemediği durumlarda ise, öğretmenlere yiyecek-içecek
gönderirler bol bol. Tabii ki fırın olmadığından -o dönemlerde- hora geçen en
önemli ikramlardan biri ekmektir. Kimi süt gönderir, kimi yoğurt, kimi yumurta…
Öykümüz o yıllarda geçmektedir. Kargın
Yenice İlkokulu’nun, Köy’ün tek okulu olduğu yıllar.
Bu okulda görevli bir bayan öğretmen, Yeniceli
bir öğretmen ile nişanlıdır. Köydeki Bibi’lerden birisi; bir kap yoğurtla
çıkagelir Hoca Hanım’ın kapısına. Hem ikramda bulunacak, hem de köyün gelin
kızı olan bu öğretmenle tanışacaktır.
Yoğurdu alan Hoca Hanım, çok memnun olur
ve Bibi’ye “teşekkür ederim” der. Bu sözü daha önce hiç duymamış olan Bibi, bir
anda şaşırır. Hoca Hanım’ın yeniden “teşekkür ederim” demesi üzerine, bu sözü
küfür zannederek açar ağzını yumar gözünü:
“Teşekkürüne teşekkür! Babayın ağzına da teşekkür!
Beş de fazla teşekkür! Gelin Kız deyip insan
belledik de, sana yoğurt getirdik.”
* Ercan TAŞ–Ramazan ÇELİK: Dili, Kültürü ve
Gelenekleriyle KARGIN YENİCE Türkmenleri