| GURBETTEN MEKTUP
Gündüz hayalimde ,gece düşümde
Bilsen gardaş nereleri özledim
Doğduğum ,büyüdüğüm yollarında yürüdüğüm
Taa bizim oraları özledim.
Dağını ,taşını ,kuşunu ,kurdunu
Anamın ,babamın yurdunu
Gelin olmuş amam oradan.
Dayımın << KÖTÜ KÖY>> ‘ünü özledim.
Şu bizim arpa tarlasını
Yanındadır Hüsnü hocanın Camisini,
Hem camisini , hem minaresini,
Minaresinde okunan ezanını özledim.
Caminin Hüsnü hocasını,
Yazında giyerdi rahmetli, kışlık paltosunu,
Bize öğretti <<Elif-Ba>> sını,
Namazını niyazını özledim.
Beraber yazı yazdık ekmek tahtasında,
Beraber kitap okuduk gaz lambasında,
Çelik çomak oynadık yazısında
Alişenlerin, Kamilların ,Fakıların ,uşaklarını özledim.
Köyün altından akan Kızılırmak,
Nasip olur mu bir daha seni görmek,
Davullu ,Paşalı ,Karaşarşah,
Yarımarkacı ,Daşlı arkacı özledim.
Pecesin de tüten Kemre dumanı,
Az mı yol eyledik, Benzeri,Kızözünü,Kamanı,
Karşıdan ne güzelde görünür,
Beyazlara bürünmüş Harmandalını
Çamurlu , Çoraklı yollarını özledim.
Mal , davar güttük yazısında , yabanda
Üşüdük hasta olduk, diz boyu karda
Unu ,bulguru bitirdik zahmarı da
Karını , kışını özledim.
Çıkardıkda Çömenin dağına
Ordan inerdik ,Söğütlünün bağına
Çoluk çocuk çıkardık,Feriç avına,
Dökülürdük , Kangallı, Merdeşe yollarına.
Kışın açılırdı ,Kamil emminin köy odası,
Ortasında yanardı da Kemre sobası,
Karşı mahalleden gelirdi de,
Mükkeni , Haydosu , Simosu
Ötüyüzden gelirdi ,Gücük Nuru , Namık emmi
Birde kardaşlarımı ,neydi Kara Veli
Kör Hüseyin emmi ,anlatırda dinlerdik,
Köroğlunu ,Karacaoğlanı ,Sürmeli Bey’i
Alişenlerin Salif emmi , hiç gitmezdi odadan
Oda anlatırdı bir şeyler , ondan bundan,
Kamil emmi sarardı , tütünü tabakadan
Konuşur du , Ekinden ;Harmandan, Halaka dan
Eniştemiz İbillinin Mıstık, Gotçunun Şevket,
Bilmiyom ödlümü,galdımı Azizin Ahmet
Düşünürümde, kimler geldi , kimler geçti dünyadan
Bazen aklıma gelirde ,İbillerden hacı İzzet, Alişenlerden İnce Memet
Anlattığım ,Gardaş Altmışlı,Yetmişli yıllar
Nede çabuk gelmiş ,geçmiş seneler aylar
Askerden arkadaşımdı Topal Arif’in Haydar, hem Muhasibin Haydar,
On , Onbeş ’li Yirmili yaşlardaydı , o yıllar.
Çöllon oğlu nerede doğdun.?, şimdi nerdeyim,
Anlatsan size uzun bir hikaye beyim.
Felek postu sermiş gurbet ele,
Mevlam böyle yazmış yazımızı, kim neyle ye.
Gurbette geçer şu üç günlük ömrüm,
Karacaoğlan misali; Bir ayrılık,Bir yoksulluk , Bir ölüm.
Üçü birden ağlatırda,
Akar gözümden yaşım.
Bu gurbet neler getirir , insan olanın başına
Felek acır mı senin gözünün yaşına,
Kader yazdırdı bana , gardaşlarımın mezar taşına
Kırşehir ilinden << Nuh GÜZEL>>
Kırşehir ilinden <<Terzi Üçler GÜZEL>> diye
Çöllon oğlu, bu ayrılık bu hasretlik gayrı yeter,
Hani derler ya ; Ayrılık ölümden beter
Yunus misali ;Tarlaya tohumu ekende
Kimi biter gider , kimi yiter gider.
Yunus’da öyle demiş ya,
Miskin Adem Oğulları,
Ekinlere benzer gider.
Kimi biter gider ,Kimi yiter gider
Tarlaya tohum ekmiş gibi…
HASAN GÜZEL
<< Fani Dünya >>
Varsak – Antalya - 2009
|