Gırşehirliyim, Garayazılıyım

Benim de topraklarım çatlar susuzluktan
Ben de tarlalarımı bırakıp gittim el kapısına
Benim de ağaçlarım kurur hastalıktan
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Bir don samanı olunca hayvanlarımın,
Bir demlik çayı olunca çocuklarımın,
Şükretttim Allahıma,
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Boy boy fidanlar verdim toprağa,
Vatan uğruna şehitlerim var
Bağrı yanık analarım var köyümde,
Ve Öksüz çocuklarım
Gırşehirliyim Garayazılıyım,

Sabrımın taştığı zamanlarım çok oldu,
Sırtımda yorganla dolaştım diyar diyar
Sıkıntıdan gözlerime yaş doldu
Yine de isyan etmedim Ne Allah’ıma, ne devletime,
Bağrında ince sızılıyım
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Çocuklarıma hasret kaldım aylarca,
Yüzlerini unuttum, geçim derdinden,
Buz gibi odalarda titredim yıllarca
Yine de şikayet etmedim kaderimden
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Ben de çocuklarımı kalemsiz gönderdim okula
Çantasız kitap taşıdım, çorapsız düştüm yola
Yine de derdimi söylemedim bir kula
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Benim de bağıma sam yelleri değdi,
Çotuklarımı söktüm topraktan,
Ağ çotuklarım, küftürlerim kurudu,
Şıhranalarımı bozdum gözlerim yaşlı
Gırşehirliyim, Garayazılıyım

Çocuklarımı okutabilmek için şehirde
Buz gibi şubat sabahında uğurladım harçlıksız,
Ne yer ne içer diye düşündükçe ben de yemedim,
Gelinlik kızlarımın gönlünü alamadım yoksulluktan
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Ben bir parçasıyım Anadolu’nun
Diğer yerler gibi kaderim aynı.
Ne canlar kaptırdım Kızılırmağa,
Gözü yaşlı kaldı, analar, bacılar, evlatlar
Dev gibi insanlar girdi toprağa,
Bilmem hangi birini sayayım acının,
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.

Lakin Sabırlıyım, suskunum,
Halel gelmesin diye ülkeme,
Yüreğinde ince sızılıyım,
Gırşehirliyim, Garayazılıyım.


Recai Karahan