| ZIYALAR
Beyaz elbise giyer, kılıç kuşanırdı oğlun,
Herkesin yanlışı kendine, bu da senin doğrun,
Ara sıra gel de çarşıda gez uğrun uğrun,
Kaldığın yer güzel gelemezsin biliyom…
Gece yarısı kapın çalarda aniden,
Kim kazandığını bedava verir çıkarıp heybeden,
Gittin de gelmedin ya Kabe’den,
Sana gavur diyenler utandı biliyom…
Komşu olduğumuzu anladım aklım erince,
Saygı gösterdik Gülbahri bacımı da görünce,
Gelemedin kendine bir daha Recep ağbim ölünce,
Hırsından eve bile gelmedin biliyom…
İşin biterdi cevize bakıp, ineklere nalı çakınca,
Her derdini anlatabilirdin kalbini açınca,
Mahbubun Yusuf, Dedega hele Hurşudun Hasan göçünce,
Mahallede çok can gezdirdin biliyom…
Süslü demişler sana temiz giyindin diye,
Duruyor yıllarını verdiğin iki katlı belediye,
Filinta gibi giyinip, Gazi Hoca’nın köşeden geliyon diye,
Kıskanarak bakanların olduğunu biliyom…
Komşuların Cimcikçi Kazım, Çomunların İzzet,
Gavruk Hasan, Sucu Ali birde Küçük Mehmet,
Gölgelerde oturup, çarşıya pek inmiyon vaziyet,
Ara sıra etrafına bakıp, iç çektiğini biliyom…
Rüzgarın çocukları diyok kibarca oğluna kızına,
Kimse yetişemezmiş Yenice’de hızına,
Yalan kattığın pek görülmemiş sözüne,
Herkes lakabıyla anılırmış biliyom…..
Bir karşı Kürtlerde görmüşler seni bir de Karabıyık’ta,
Acı söz söylemezmişsin karşındakine kıyıpta,
Zarar gelmez senden herkesi sevip sayıpta,
Karşılık görmezsen üzülürsün biliyom…
Okulumuzda müstahtem, düğünlerimizde çaycı,
Duydum Söğütlüye çok dikmişsin ağacı,
Az içse birayı Ertuğrul, hasta olmasa Zebik bacı,
Emekliliğin şiresini çıkartırdın biliyom…
Geçen bahar çalışırken gördüm havarda,
Bilen biliyo sana niye denir hovarda,
İneğin eksik olmaz ya, olsaydı 5-10 davarda,
Keyfine diyecek olmazdı biliyom…
Sunay Hoca der:Pek keyifli oldu bu zahmet,
Kalanlara sağlık, ölenlere dilerken rahmet,
Kimi aramızda kiminin vardığı yer ahiret,
Çocukluk anılarımızın bir köşesinde duruyorsunuz BİLESİNİZ
Sunay Çelik, Ankara-12/12/2007
|