Hoşgeldiniz Misafirimiz. Lütfen Kayıt Olun. Eğer Üye İseniz Giriş Yapınız.
 
Giriş
Üye Adı:

Şifre:


Şifremi Kaybettim

Üye Ol!
Ana Menü
Sizin Gönderdikleriniz
Sayaç
Bugün : 65
Dün : 56
Toplam : 93127
LogCounterX by taquino
Aman Ormancı! - Ramazan Çelik
  Tarih: 10/04/2009
AMAN ORMANCI!

Köylüler boş zamanlarında eğri Mustafa’nın duvarının dibinde toplanırdı. Orası biraz düzlüktü. Hem camiye yakın, hem de köyün orta yeriydi. İlkbaharın ve sonbaharın ılık günlerinde burada güneşlenirler, sohbet ederlerdi. Yazın zaten herkesin işi başından aşardı.

Köyde herkesin az çok tarlası, bağı, bostanı, ekini, harmanı vardı. Onun için, köydeki herkesçalışırdı yazın.

Tatil günlerinde Genç öğretmen Özgür de ara sıra uğrardı toplanma yerine.

Ilık bir ilkbahar günüydü. Daha tarla, bahçe işlerine başlamamıştı kimse. Kuşluk vakti toplanmışlardı duvarın dibinde. Özgür öğretmen de gelmişti yine. Yaşlıların sohbeti hoşuna gidiyordu. Özgür öğretmen kısa zamanda kaynaşmıştı köylüyle.

Sohbet sürerken bir taraftan gelenler de oluyordu. Eski ormancı Mehmet de vardı gelenler arasında.

Öğle vakti olmuştu, ezan okunmaya başladı. Namaz kılanlar camiye gitmek için hareketlendiler. Özgür öğretmen namaz kılmıyordu. Bir kaç köylü daha vardı namaz kılmayan.

Eski ormancı Mehmet:

- Vay …mına …ğumun gavurları. Şurda ezen okunuyo da gıllarını gıpırdatmıyolar.

Namaz gılmıyanların boyunlarını vuracan, diye küfürler ederek yürüdü camiye doğru.

Köyde namaz kılanlar kadar namaz kılmayanlarda vardı. Köyün insanı hoşgörülüydü.

Daha önceden böyle bir olay olduğu kesinlikle duyulmamıştı. Kimse kimseye karışmazdı.

Namaz kılanlar kılmayanlara, namaz kılmayanlar da kılanlara hiçbir şekilde bu konuda bir şey söylemezdi.

Ortalığı derin bir sessizlik kaplamıştı. Kimseden ses çıkmadı.

Namaz kılmayanların arasında gençler de vardı yaşlılarda… Ama hiç kimseden ses çıkmamıştı. Hoş namaza gidenlerden de kimse onaylamamıştı Mehmet’i.

Bu olay Özgür öğretmenin çok ağırına gitti. Bir şeyler söylemek istedi,yutkundu.

Kendisini destekleyen olup olmayacağından emin değildi. Ne de olsa buranın yabancısıydı.

“Elin köyünde belaya mı bulaşayım” diye düşündü. “Mehmet’ten herkes çekiniyor herhalde”

dedi kendi kendine. Kimseyi yakından tanımıyordu. Kimseye de güvenemiyordu onun için.

***

Namazdan sonra cemaatin bir kısmı evine giderken, bir kısmı da duvarın dibine geri geldiler. Ahmet emmi de gelenler arasındaydı. Öğretmenin yanında bir yer buldu çömeldi.

Öğretmenin moralinin bozuk olduğunu fark etmişti.

Ahmet emmi, namazında niyazında; güngörmüş, dürüst, namuslu biriydi. Köyde de hatırı sayılırdı. Köye gelen öğretmenle, imamla hep o ilgilenirdi. Gelen yabancılara elinden geldiğince yardımcı olurdu. Hoşgörülü bir insandı aynı zamanda. “Herkesin inancı, ibadeti
kendine” diye düşünenlerdendi.

- Hoca hayrola niye konuşmuyon, dedi bilmezden gelerek.

Özgür öğretmen de bunu bekliyordu. Zaten, Ahmet emmiyi yakın bulurdu kendine.

- Ahmet amca, gördün mü Mehmet’in terbiyesizliğini? Namaz kılmayanlara açıktan küfür etti. Kimsenin sesi çıkmadı. Ben de sustum. Bizim ülkemizde herkes inancında serbest değil mi? Ben bu Mehmet’le konuşacağım. Herkesin günahı sevabı kendine… Kim oluyor o?

dedi kızgınlıkla.

Ahmet emmi:

- Aman hoca, boş ver şu serseriyi. Kimse onu adam yerine koymadığı için karşılık vermemiştir, dedi ve anlatmaya devam etti:

- Bu Mehmet, eskiden ormancıydı. Emekli oldu da devlet de, millet de gurtuldu elinden.

Günde bir yetmişlik rakı içmekle övünürdü eskiden. Az orman satmadı, az rüşvet yemedi, şu gariban köylüden… Dahası da var.

- Daha ne kaldı Ahmet amca? dedi Özgür öğretmen.

- Orman İdaresi, rayların altında kullanılacak kereste hazırlatmış. En değerli keresteler seçilirmiş onun için. Seninki, o keresteleri de satmış meğer. Olay ortaya çıktı sonradan.

Görevden aldılar soruşturma sonucu. Hapse de girecekmiş dendi ya o zaman… Bu namussuzu kurtarmak için birileri girmiş devreye. Sonunda kurtardılar. Sonra da emekli oldu. Namaza başlayalı da daha birkaç ay oldu. Bakma sen onun dediklerine. Küfürü kendi üstüne olsun, diye bitirdi lafını Ahmet emmi.

Ahmet emminin anlattıkları Özgür öğretmeni oldukça rahatlatmıştı…

MART 2009/KIRIKKALE
RAMAZAN ÇELİK


 Anasayfa |  Yazdır |  E-mail
Derneğimiz Hakkında
Kasabamız Hakkında
Eğitim Komisyonumuz
Arama

Detaylı Arama
 
Kargın Yenice Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği